Sen yalnızca bir uyarıcısın.
- Sen, sadece bir uyarıcısın. Biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Her millet için mutlaka bir uyarıcı olmuştur.
Sen sadece bir uyarıcısın.
Sen ancak bir uyarıcısın.
Sen yalnızca bir uyarıcısın.
Sen sadece bir uyarıcısın.
Sen, yalnızca bir uyarıcısın.
sen sadece bir uyarıcısın.
Sen sadece bir uyarıcısın!
Sen, yalnızca bir uyarıcısın.
Sen sadece bir uyarıcısın!
sen sadece bir uyarıcısın.
Sen, ancak bir uyarıcısın.
Sen sade bir nezirsin
Sen sadece bir uyarıcısın.
Sen, yalnızca bir uyarıcısın.
Sen gelecek tehlikeleri haber veren (bir peygamber) den başkası değilsin.
Sen; ancak bir uyarıcısın.
Sen sadece bir uyarıcısın.
Sen kesinlikle yalnızca uyarıcısın!
Sen ancak bir uyarıcısın.
Sen yalnızca bir uyarıcısın.
You are but a warner.
Thou art only a warner.
You are only a warner.
You are no more than a warner.
You are but a warner.
You are but a warner.
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | in | değilsin | |
| 2 | ente | sen | |
| 3 | illa | başka | |
| 4 | nezirun | uyarıcı(dan) | نذر |
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | in | değilsin | |
| 2 | ente | sen | |
| 3 | illa | başka | |
| 4 | nezirun | uyarıcı(dan) | نذر |